Ülke genelinde harcanan enerjinin %30’u binalarda kullanılmaktadır. Binalardaki ısı kayıplarının %30’u ise yalıtımsız doğramalardan kaynaklanmaktadır.  Bu açıdan bakıldığında doğramada alınacak önlemlerin önemi ortaya çıkmaktadır.  Doğramalarda alınacak önlemler, doğru cam seçimi ve profil seçimi ile sağlanır. Alüminyum doğramalarda profilin yalıtımlı seri olarak seçilmesi önemlidir. Ancak ondan daha da önemlisi doğru cam seçimidir. Çünkü doğramadaki camın yüzey m2’si, profile göre (%80-85) çok daha fazladır. Bu yüzden camda alınacak önlem çok daha etkin olacaktır.

Camlar yaşanılan bölgenin durumuna göre seçilmelidir. Mesela soğuk bölgelerde güneşin sıcaklığı içeri alınmak istenirken, sıcak bölgelerde ise sıcaklığın dışarda kalması istenir. Isıcam Low-e (Isıcam Sinerji) soğuk bölge camı, Isıcam K (konfor ısıcam)  ise sıcak bölge camı olarak sınıflandırılmıştır. Bu camlar, yüzeylerindeki şeffaf film uygulamasıyla güneşin içeri girişinin kontrolünü sağlarken, aynı zamanda içeride oluşturduğumuz konforunda dışarı kaçmasını engelleyen camlardır. Bu camlar, doğramalardaki ısı kaybını standart çift camlara göre % 50 oranında azaltırlar. Standart bir ısıcam için U değeri (ısı geçirgenlik katsayısı) 2.7 Wm2/k iken, nitelikli ısıcamlarda U değeri 1,3 Wm2/k’ ya kadar düşmektedir. Bu ürünlerin kullanımı sayesinde yakıt masraflarımızda düşecektir. Ayrıca camdaki buğulanmalarda da azalma olacaktır.

Camda alınabilecek bir diğer önlem ise, ısıcamlarda camların arasındaki hava boşluğunun argon gazı ile doldurulmasıdır.